ABD vizesi zorlaşıyor

27.03.2017



Washington yönetimi, yeni başvurularda adayların son 15 yıldaki seyahat geçmişi, ikamet adresleri, çalıştığı şirketleri araştıracak.

Amerikan New York Times gazetesi, Başkan Donald Trump'ın yeni vize kararlarını yansıtan belgeyi yayınladı.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından geçen hafta dünyadaki tüm ABD diplomatik misyonlarına gönderilen belgeye göre, Amerikan vizesi için yapılan başvurularda çok sıkı güvenlik incelemesi yapılması talimatı verildi.

Vize Muafiyet Programı kapsamındaki 38 ülke hariç, dünya genelindeki vize başvurularında adayların birçok kişisel bilgisi detaylı incelenecek.

Adayların son 15 yıldaki seyahat geçmişi, ikamet ettiği adresler, çalıştığı işyerleri araştırılacak.

Ayrıca, son beş yıldaki e-posta adresleri ile sosyal medya hesapları da didik didik edilecek. Vize mülakatları da zorlaşıyor. Görüşmeler, öncekilere göre çok daha kapsamlı olacak.

Altı ülkeyi ise, yeni dönemde daha da zorlu bir süreç bekliyor. İran, Suriye, Libya, Yemen, Somali ve Sudan'dan yapılan başvurularda, adaylara daha önce terör örgütü IŞİD'in kontrol ettiği bir bölgede bulunup bulunmadıkları da sorulacak.

Daha önce IŞİD'in kontrolündeki bir bölgede bulunanların tüm sosyal medya hesapları elden geçirilecek, adayların sosyal medya hesaplarında terör örgütüyla ilgili paylaşım yapıp  yapmadıklarına bakılacak. Belgede Irak'a ayrı bir parantez açılsa da, IŞİD maddesi aynen uygulanacak.

Dışişleri Bakanı Tillerson, ABD konsolosluk çalışanlarına "Güvenlik endişesi duyduğunuz herhangi bir durumda başvuruyu reddetmekte tereddüt etmeyin" diye seslendi.

Belgedeki adımların uygulanması halinde, zaten uzun süren Amerikan vizesi prosedürü daha da uzayacak.

ABD lideri Trump, 20 Ocak'ta göreve geldikten bir hafta sonra nüfusunun çoğunluğu Müslüman yedi ülke vatandaşlarına seyahat yasağı getirdi ve bu karar yüksek yargıdan döndü.

Trump, geçen hafta yine benzer bir adım attı ve yine yargı devreye girerek yasağı askıya aldı.

Yürürlüğe sokulan sıkı güvenlik incelemeleri, Trump'ın iki kez yargıya takılan yasak kararının tamamlayıcı bir unsuru olarak görülüyor.