Geçtiğimiz haftaya damgasını ACT Kargo’nun Afganistan’da pistten çıkan A300 uçağı vurdu. Neyse ki kaza, belasız atlatıldı. Kimsenin burnu kanamadı.
Aslında bana göre geçtiğimiz haftaya imzayı, ACT’nin basın halkla ilişkiler birimi vurdu.
“Hoppala” demeyin. İzah edeyim.
Kazanın hemen ardından şirketin basın halkla ilişkiler birimi, “ne oldu?” diye arayan aramayan her medya kuruluşuna gerek telefonla, gerekse mail ile ulaşarak konuyla ilgili net bilgi verdi.
Hatta “olaydan fotoğraf var mı?” diye soran bizleri, “tabi var hemen adresinize gönderiyorum” dedi.
İşte budur bir şirketin basın halkla ilişkiler biriminin çalışma sistemi.
Gidin araştırın. Bu işin en köklü eğitimi Amerika’da verilir. Ve dersin öncelikli bölümü; “Ne olduysa medyayı siz bilgilendirin. Elinizde doküman varsa paylaşın. Yoksa medya kendi olanaklarıyla bulmaya çalışacaktır. Buda doğru olmayan bilgilerin yayınlanmasına neden olur ki, bu bir şirketin başına gelebilecek en olumsuz durumdur” diye anlatılır.
İşte burada ACT bunu yaptı. Kazanın nasıl olduğu, sonucunda neler yaşandığını elindeki fotoğraf kareleriyle paylaştı.
Bu aslında medya tayfasının pekte alışık olmadığı bir durumdu. Şimdiye kadar bunun onlarca örneğini yaşadık.
Yaşanan kazalara, belalara “yok canım nereden çıkartıyorsunuz” diyenleri de gördük, “yok o bize ait değil” diyenleri de.
Tabi birkaç saat sonra gerçeği şak diye internet sitelerinden veya gazetelerden okuduklarında yüzü kızaranları da.
İşte ACT bunu yapmadı. Üstelik tersini yaparak haber yangınının orada sönmesini sağladı.
Çünkü şirket o fotoğrafları ve bilgiyi gizleme yoluna gitseydi, özellikle baş döndürücü internet haberciliği ortamında bunlara ulaşmak fazla zaman almayacak ve kaza haberi “işte o an, işte o fotoğraflar” diye uzayıp gidecekti.
Gerçi şirketin bilgi akımında bu kadar şeffaf davranmasına rağmen olayı sündürmeye çalışanlar oldu ama kimse yemedi.
Bunu nedeni ise, kazanın hemen ardından ACT tarafından yapılan bilgilendirme çalışması oldu.
Sakın yanlış anlamayın. Ne ACT’nin yöneticilerini tanırım, nede basın halkla ilişkiler bölümünde çalışan veya çalışanlarını.
Bir gün dahi görmüşlüğüm yoktur. Fakat buradan kendilerini tebrik ediyorum. Bu şeffaf davranışları “uçağa füze isabet etti” iddiasına beni bile inandırmadı.
Üstelik aynı “iddia bilgi” AirtürkHaber’e de gelmişti.
Allah hiçbir şirketimize kaza bela vermesin ama, ola ki böyle bir durumla karşılaşırsanız ACT’nin sergilediği bu durum kesin örneğiniz olsun derim.
Saklamayın, anlatın, paylaşın. Bu üç kelime sizi en zor anınızda rahatlatacaktır.
Yoksa sonrasında medyanın kendi gücüyle ulaştığı bilgilere “öyle değil, böyleydi” demenizin inandırıcılığı kalmayacaktır.
Hepinize iyi uçuşlar olsun..