YAZARLAR

Slide thumbnail

Slide thumbnail

YENİ BİR YOL BULUNUR MU?

Net olarak anlaşılan şu ki; Amerika’nın uygulamaya koyduğu kabinde laptop yasağı güvenlik değil, ABD’li havayollarının kazanç kaygısı kaynaklı.

Her türlü örneği verildi, her türlü anlatıldı. Fakat anlamaya niyeti olmayan bir Amerika var karşımızda.

Hatta uyguladığı yasağın öyle bir ters tarafı varki, inanın evlere şenlik.

Aralarında THY’ninde bulunduğu havayollarıyla ABD’ye gidişte bilgisayarınızı kabine sokmanız yasak. Bunu anladık, tamam.

Fakat bu yasaklı havayollarıyla Amerikanın herhangi bir noktasından çıkış yaparsanız uçağa binerken yanınızda ne olduğuna bakan bile olmadığını biliyor musunuz?

Amerika’ya gidenleriniz bilir. Yolculuğunuz diyelim ki Atatürk Havalimanı’ndan başlıyor. Yıllardır uygulanan bir güvenlik prosödürüdür, kontuarın önünde ahiret soruları sizi bekler. Güvenlik içerikli bir dünya soruya cevap vermek durumundasınızdır.

Soruları cevapladınız, geçtiniz uçağa ve yolculuğunuz başladı diyelim. Vardınız Amerika’ya bu seferde giriş kapısında terleten sorular sizi bekler. Verdiniz cevaplarınızı ve girdiniz Amerika’ya..

Seyahatiniz bitti ve dönüş yolundasınız. ABD’nin hangi eyaletinden ülkenize doğru çıkış yaparsanız yapın, pasaport çıkış kontrolü bile yoktur.

Sadece uçtuğunuz havayolunun kontuar görevlisi, kıtaya girişte pasaportunuza eklenen giriş tarihli karton parçasını yerinden söküp alır, hepsi budur.

Uçağa binmeden önce de tek bir cihazlı kontrolden geçersiniz. Onun dışında ne bir polis görürsünüz nede bir güvenlik elemanı.

Yanınızdaki bagajda patlayıcı yanıcı herjangi bir madde yoksa elinizi kolunuzu sallaya sallaya uçağınıza geçersiniz.

Kimsenin umurunda değildir yanınızda laptop mu var, yoksa server’ı sırtladınız da uçağa onunla mı biniyorsunuz, yüzünüze bile bakmazlar.

E şimdi bu güvenlik prosedürü niye ABD Havalimanlarında uygulanmaz?

Hiç kötü niyetli kişiler yok mudur ABD’de?

Bu aptalca yasak karşısında daha öncede sormuştum, 11 Eylül’de binalara çarpan uçaklar Amerikalı havayollarına ait uçaklar değil miydi?

Yasaklanan havayolarından bugüne kadar ABD’ye tehdit oluşturacak bir unsur ortaya çıktı mı?

Diğer yasaklı havayollarını bilmem ama, THY’den çıkmadığı ve çıkmayacağı kesindir.

Çünkü iddia ederim, dünyanın en güvenli havalimanları arasındadır Atatürk Havalimanı.

(Geçtiğimiz yıl yaşananları tabiki unutmadım. Ama kanaatim şudur; Hangi ülkenin organizasyonu olduğu bilinmeyen münferit bir olaydır, sıkıysa tekrarı da olsun.)   

Devam edelim..

Amerika yolcularınaysa sorgu-sual dışında bambaşka bir bagaj uygulaması vardır ve bu uygulama yolcunun ruhu bile duymadan gerçekleşir.

AHL’de Amerikalı yetkilerin onayıyla, ABD’ye uçan yolculara Gözen Security hizmet verir.

Güvenlik konusunda nasıl bir uzman olduklarını tüm dünya gibi ABD’de bildiğinden bu onayı Gözen’e vermiştir.

Tüm bagaj güvenlik prosedürlerinin dışında, uçağa yükleniş öncesinde bir kez daha dedektör köpekler ve röntgen cihazlarının kontrolünden geçer bagajlar.

“Güvenlidir” onayı aldıktan sonra uçak kapı kapatır.

Peki ABD işi böyle kestirip atacağına, ülkesine gelen havayollarının çıkış yaptığı havalimanlarını ister gizli-isterse açık olarak denetlese, ona göre olur yada olmazını verse doğru ve adaletli olmaz mı?

Tabi ki olur.

Olur olmasına da, bu ABD’nin işne gelir mi?

Yeni patron yönetimine göre, gelmediği açıkça ortada.

Bu işin peşini bırakmamalı THY. Ha, diyeceksiniz ki ne yapabilir?

Bence her zaman yapacak birşeyler vardır.

Hannibal’ın dediği gibi; “Ya yeni bir yol buluruz, yada yeni bir yol inşa ederiz.”

Hepinize iyi uçuşlar olsun..

Yazarın Diğer Yazıları