YAZARLAR

CEVABI SENDE THY

16.03.2020

Geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’de ilk teşhisi açıkladı. Yazıyı yayına verdiğimiz anda pozitif vaka sayısı 18’e çıktı.

Ama hangi il’de olduğunu açıklamadı.

Bunun neden saklanıldığını pek anlayamadım.

Hal böyle olunca iş sosyal medyaya kaldı. Malumunuz hangi ilde olduğunu sağır sultan bile duymuştur şimdi.

Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Van, vs. de olması Türkiye’de olmasını mı gizleyecek?

Bu bizden kaynaklı bir virüs değil ve seyahatle dolaşıyor. Hasta olduğunun farkına varmayan milyonlar yolda veya yoldaydı.

İtalya’ya, İspanya’ya bakarsak sonuçta ortada.

Oradan oraya dolaşmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta en delikanlı açıklamayı Merkel yaptı, “Almanya nüfusunun (80 milyon) %60-70’i bu virüsten etkilenecek, önlem planımız bu doğrultuda, yeni hastaneler kuruyoruz” dedi.

Türkiye’de ilk Koronavirüs teşhisi konulan vatandaşın ise yurt dışından geldiği kaydedildi.

Hemen ardından 13 Mart’ta Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan, neredeyse Avrupa’nın tamamı sayılabilecek 9 ülkeye olan uçuşların durdurulduğunu açıkladı.

Bu ani kararla iş-güç için bu ülkelerde olanların ortada kalacağı göz önüne alınınca, iptal edilip tarih konuldu.

Önce THY tarafından son bilet 17 Mart’a kadar denildi.

Haftanın son Pazar günü ise SHGM bir duyuru yayınlayarak Türkiye’ye yapılacak son uçuşların 15 Mart’a çekildiğini açıkladı, 48 saat geriye alarak uçuşlara noktayı koydu.

Şimdi; Önce hemen durduruldu, sonra 17 Mart’a uzatıldı, bir sonraki gün 15 Mart’a çekildi açıklamalarının ne gibi bir anlamı olabilir?

Tabi akla ilk gelen THY yönetiminin bu krizle baş etme konusunda problem mi yaşadığı yönünde.

Öyle ya, hemen iptal edilip ardından 4 gün uzatılması ve sonunda 15 Mart olarak nokta konulması size neyi ifade ediyor?

Peki, gelelim yazının başındaki ilk vakanın yurt dışından bize geldiği yönündeki açıklamaya.

Nasıl geldi?

Tabiki THY ile.

Şimdi THY uçucu ekiplerinden mail yağıyor AirTürkHaber’e.

Ortalığı fazla karıştırmadan, sadece bir-ikisini aktarıyorum:

“Sağlık bakanı yurt dışından gelenlerin 14 gün evlerinde izole edilmesi gerektiğini söylüyor. Çok güzel de, peki biz ne olacağız? Her gün bi yerlere gidip geliyoruz?”

“O yolcuyu getiren içimizden birileri? Biz ve temas ettiklerimiz ne olacak?”

Hadi diyelim ki o ekip tespitli ve gereken yapılıyor.

“Fakat halen devam eden riskli uçuşlar var, yasaklanan 9 ülke arasında ölümlü vakaların yaşandığı İsviçre, İngiltere neden yok? Bu uçuşlarda kim sağlıklı kim değil belli mi?”

Diyenler ve dahası var THY..

Haftanın son iki günde ise Umre uçuşlarından dönen kabin görevlilerinin endişe dolu mailleri var.

Aklıma ilk gelen şu oldu; Neden THY İstanbul’da bir-iki otelle anlaşıp uçucu personelini bir süre orada ağırladıktan sonra kontrollü bir şekilde eve dönüşlerini sağlamaz?

Bunun daha farklı şekilleri de olabilir ama uçucu personele dönüşlerinde önlem alınması şart. Üstelik psikolojik olarak da şart olmaya başladı.

Kendinizi uçucu ekiplerin yerine koyup birde öyle düşünün.

Üst üste uçuşlar neden iptal ediliyor? Uçaklar neden yere iniyor?

Bakın çalışanlarınızın kalbine saldığınız korku, soruları bize gönderiyor.

Bu soruları size sorabilmelilerdi.

Şimdi bizim aracılığımızla soruyorlar.

Sizde cevaplamak için bizi mi tercih edersiniz, yoksa personelinizi karşınıza alıp dinler ve sorularını, endişelerini, tane tane mi cevaplarsınız?

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları