YAZARLAR

GÜVENELİM Mİ?

02.11.2020

Aylardır bu sorunun cevabını aradık.

Muhtemelen halen daha arayanlar da vardır..

Ama sanırım ben sonunda ikna oldum.

Mevzu şu; Uçalım mı, uçmayalım mı?

Bu Koronavirüs sıkıntısı uçakta bulaş riskini artırır mı? Sağlığımız açısından sıkıntı yaratır mı, yaratmaz mı?

Şimdi; Bugüne kadar bir sürü araştırmalar yayınlandı. Bunların içerisinde Boeing’de var, Airbus’ta var, hatta NASA bile var.

Sonuçlar ayrıntılarıyla (havanın yoğunluğu, temizlenme şekli, koltuk mesafesinde insanların aynı havayı nasıl soluduğu, solunan havanın geçen filtrelerden nasıl arındırıldığı vs.) gibi onlarca teknik ayrıntıyı saatlerce tekrar, tekrar denediler.

Ve bilim insanlarının ortaya koyduğu sonuç şu: Uçak temiz.

Bunu havayollarından önce yukarıda saydığım dünya havacılığına yön veren üreticiler yaptı.

Sonrasında çok sayıda havayolu da yolcularına ayrıntılı bilgilendirmelerle aynı şeyleri açıkladı.

Hatta; Ryanair, Easyjet gibi piyasanın agresif taşıyıcıları bu veriler doğrultusunda orta koltuğu neden boş bırakmayacaklarını bile açıkladı.

Sonunda uçak yolculuğunda karar ortak bir dille marketler de geçirilen süreden çok daha güvenli olduğu şeklinde açıklandı.

Mantıksız mı?

Bana göre kesinlikle mantıklı.

Bir düşünün Türkiye’nin lokomotif şehri İstanbul’u ve yaşananları.

Hiçbir şekilde çare bulunamadığı ve bulunması da imkansız olan metrobüs ve benzeri toplu taşımayı ve o durakları..

Ha peki diyebilirsiniz ki, o insanlarla aynı uçağa binmiyor muyuz?

Bir kere tamamıyla değil bu bir, HES kodu iller arası taşımacılıkta gerçekten iyi iş görüyor bu iki ve üçüncüsü de havalimanlarında alınan önlemler gerçekten yabana atılacak cinsten değil.

Geriye tek bir sorun kalıyor, o da uçakta maske uygulamasının ciddiye alınması.

Başlarda bi gevşeme vardı, buradan da aktardım. Şimdi konu daha ciddiye alınmış vaziyette ve hemen hemen artık böyle bir sorun yaşanmıyor.

Artık bu şartlarda korunarak yaşamaktan başka çaremiz kalmadığına göre, metrobüs, pazar, market, düğün-dernek’ten daha güvenli gözüken, ulaşımın olmazsa olmaz aracı uçağa geri dönebiliriz.

Bakın, hatırlarsanız 2010 yılında Atlantiğin ortasındaki İzlanda’da Eyjafjallajökull Yanardağı patlamış ve dünya hava ulaşımını yere indirmişti.

İnsanlar resmen bulundukları havalimanlarında günlerce mahsur kalmıştı. Atlantiğin tam geçiş noktasında oluşan kül dünya hava ulaşımını durdurmuştu.

İlk kez o zaman tanıştık uçak ulaşımının ne kadar vaz geçilmez olduğuyla.

Gerçek şu; Dünya döndükçe vaz geçilmezlerimizden olan uçak, hayatımızın tam ortasında devam etmek zorunda. Keşke alternatifi olsaydı ama “şimdilik” yok.

Önce tedbir, sonra hayata devam. Geriye kalan başka bir şey de yok.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları