YAZARLAR

HAKİKATEN YANGIN VAR!

26.08.2019

Şu hayatta herkesin sevmediği hatta nefret ettiği bazı şeyler vardır.

Benimde var.

Ama benim liste oldukça kısıtlı, bir elin parmaklarını bulmaz.

Listemin başında ise siyaset gelir. Kendimi bildim bileli hep birinci sırada oldu. Gelecekte de değişmeyeceği kesin.

Niye bu mevzuya girdiğime gelince..

Hepimizi üzen yangınlar yaşadık geçtiğimiz hafta. Allah göstermesin ama önümüzdeki haftalar da neler olur, onu henüz bilmiyoruz.

Bildiğimiz kesin olansa, geçtiğimiz yıllara göre budefa yangın uçaklarını kullanamadığımız.

İzmir-Karabağlar 3 gün, Muğla-Milas 2 gün boyunca yanarken Türk Hava Kurumu’nun 5 uçağından biri İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda diğer 4 adedi Ankara’da yatıyordu.

Geçtiğimiz yıla kadar irili ufaklı her türlü yangına başarıyla müdahale eden CL-215 tipi bu uçaklar ülkemiz sınırlarını da aşıp, Yunanistan ve İsrail’de çıkan dev yangınlara bile müdahale etmişti.

Hatta çok net hatırlıyorum gidişlerinde ve dönüşlerinde törenler düzenlenmişti bu Ateş Kuşları için. Müdahale ettikleri ülkelerden resmi kanallarla teşekkür üstüne teşekkürler edildi.

Şimdiyse ormanlarımız yanarken siyasetin kavgasına tanık olduk.

Yok muhalefetin etkisi varmış, yok hükümetle Türk Hava Kurumu anlaşamıyormuş, falan-filan..

Anlaşılması mümkün değil bu olanların. Çünkü söz konusu olan milli menfaatlerimiz, ülkemizin yaşamsal zenginliği.

Siyasi tartışmalar hangi alanda yapılırsa yapılsın ama günden güne kötüleşen iklim sıkıntılarının göbeğinde bu yaşanılanlar gerçekten kabul edilemez.

Aynı zamanda pilot olan orman bakanımız “o uçaklar hurda ben pilotum kimse bana yutturamaz” dediği gün, Türk Hava Kurumu’nun Etimesgut’taki üssünde hurda denilen uçaklar yaptığı uçuşlarla yangın söndürme tatbikatı uygulayınca kafalar iyice karıştı.

Yıllar önce o zamanki adıyla AIREX olan İstanbul Airshow’da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C-130 uçaklarına takılan aparatlarla kısa sürede yangın söndürme uçağına dönüştürüldüğünü izlemiştim.

Şimdilerde bu uçaklardan 3 adet olduğu söyleniyor. Doğrusu ben bilmiyorum. Fakat hal böyleyse durum hakikaten vahim demektir.

Türk Hava Kurumu ile hükümet ihale veya başka nedenlerden ötürü anlaşamıyorsa devreye hava kuvvetlerinin girmesi en doğal beklenti değil mi?

Yada bu anlaşmazlıklar giderilinceye kadar Ağustos’un ortasında yağmur yağmasını mı beklememiz gerekiyor?

Dünya, her geçen gün kötüye giden bu tür çevre felaketleriye baş edebilmek için B747 tipi uçakları bile yangın söndürme uçağına dönüştürürken, bizde siyaset yangını körüklüyor.

Benim siyasetten nefret etmemin geçerli sebebidir bu.

Umarım bir an önce anlaşılır, uzlaşılır da ciğerlerimizi sağlama alırız.

Yoksa hakikaten yangın var.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları