YAZARLAR

HASTASIYDIM, SOĞUDUM..

07.10.2019

Etnospor Kültür Festivali’nin sıkı takipçilerindenim.

Organizasyon ilk kez Küçükçekmece Bezirgan Bahçesi’nde 30 bin metre karelik alanda sahaya indi.

26 -28 Ağustos 2016’da üç gün boyunca sürmüş ve adı orada konmuştu: “Etnospor Kültür Festivali.” Yeri de festivalin dokusuna göre gayet güzeldi.

Sonrasında ikincisi 2’ncisi Yenikapı Miting Alanı’nda sahaya indi. Deniz kenarı olması atmosferi biraz daha renklendirdi, iyi geldi ve 3’ncüsü de aynı alanda devam etti.

Hatta her birine özel sloganlar da verildi.

İlkinin sloganı “Meydan Bu Meydan”, ikincisi “Ok Yaydan Çıktı”, üçüncüsü “At Binenin Kılıç Kuşananın” ve Atatürk Havalimanı’na taşınan dördüncü festivalin sloganı ise “Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın” oldu.

Yenikapı’da yapılan ikinci ve üçüncü festivaller İstanbul’un hemen her noktasının tam ortasında olması ve festival alanına çok rahat bir şekilde girilebilmesi nedeniyle ulaşımı en kolay olanıydı ve dediğim gibi dokusuna yakışan bir alandı

Bu yıl Atatürk Havalimanı’nda yapılacağını duyunca açıkçası önce bir garipsedim.

Açık alan olmasına açık alandı ama, ana fikir “etnik” olunca pek uymaz diye düşündüm.

Atlar koşacak, güreşler yapılacak, oklar atılacak yanından uçaklar inip-kalkacak..

Nasıl olacak diye düşünerek çıktım yola.

Aracımı Atatürk Havalimanı parkına bırakıp, aynı Teknofest girişi üzerinden girdim meydana.

Teknofest’e gidenler bilir.

Tünelden geçip aprona vardığınız da Etnospor Kültür Festivali alanına ulaşabilmek için ayrıca otobüslere bindim. Pistin kenarındaki yoldan dolaşarak eski askeri apronda konuşlanan festival alanına vardım.

Otoparktan ayrılıp festival alanına varış sürem tam 40 dakikamı aldı ki, giriş itibariyle geldiğinizi zannetiğiniz alana varış süresi bu.

Marmaray’la Yeşilyurt durağı üzerinden gelenler içinse havalimanına ring seferleri düzenleniyordu. Denemedim, süresini bilmiyorum.

Festival için Atatürk Havalimanı’nın seçilmiş olmasını, bundan öncekilere göre ulaşım açısından yanlış olduğunu daha ilk girişte net anladım.

Neyse, devam edelim..

Dedik ya adı üstünde etnik bir festival bu. Hal böyle olunca o dokuyu yaratabilmek için ciddi çaba sarf edilmiş. Tonlarca saman balyaları taşınmış, bir bölüme atlar için yine tonlarca kum dökülmüş vs.

Fakat o ilk üç festivalde yakalanan dokunun kenarından bile geçmemiş yapılanlar.

Çünkü ne kadar süslerseniz süsleyin, modern teknolojiyle hiç alakası olmayan bir festival, havalimanında yapılırsa ortaya bundan daha fazlası çıkmazdı.

Mesela; At’a bindiğim sırada ACT’nin dev B747-F’i iniş yapıyordu.

Ok atış çadırına giderken THY Cargo’nun A330’u kalkış için gazları açmıştı.

Osmanlı Tokatı’nın nasıl atıldığının gösterildiği bölüme geçerken, Gulfstream iş jeti iniş yaptı.

Özbek Pilavı yemek için yöneldiğim çadıra giderken de başka bir iş jetinin sesleri arasında yol aldım, yağlı güreşler yapılırken de hakeza.

Bunları daha sıralayabilirim ama uzatmadan söyleyeyim; Olmadı ve olmamış.

Her ne kadar o etnik dokunun yakalanması için emek sarf edilmişse de olmamış.

Benim gibi gerçek anlamda Etnospor Kültür Festivali’nin takipçisi olan tutkunları da eminim aynısını düşünmüştür.

Mumla aradık Küçükçekmece Bezirgan Bahçesi’ni, Yenikapı’yı..

Çok merak ediyorum bu festivalin hangi amaçla Atatürk Havalimanı’na taşındığını?

Ve hiç merak etmiyorum DHMİ’nin tonlarca kumun, saman balyalarının, Atların halen trafikte olan bir havalimanına taşınmasına nasıl izin verdiğini!

İşte yalaka medyanın oyununa da böyle düşülüyor.

Şimdiye kadar iyi giden bir işe kötü yapıldığında “harika oldu” demek kadar, bu işe emek verenlere daha büyük bir kötülük yapmak mümkün değil.

Umarım Etnospor Kültür Festivali’ni sahaya indirenler bu yanlışta ısrar etmez ve 5’ncisini olması gerektiği yerde yaparlar.

Yoksa not edin bir kenara önümüzdeki yılda festival için AHL’de ısrar edilirse, geleni de olmaz gideni de. Üç kuruşluk etnik festival zevkimizin de içine edilmiş olur.

“Her şeyin bir yeri var” sözü boşa denmemiş.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları