YAZARLAR

ŞAŞIRDIK MI PEKİ?

13.01.2019

İstanbul’da hava ulaşımı geçtiğimiz hafta fırtınaya teslim oldu.

Yapacak bir şey yok, dünyanın her yerinde yaşanıyor, hatta bize benzer şartlar gerçekleştiğinde uçuşlar zorlanmıyor.

Hepsi iptal edilmese de güvenli iniş-kalkış için uçuş sayısı sınırlandırılabiliyor.

“Doğa olayı, yapacak bir şey yok”un da önlemi bu şekilde alınıyor.

Çok şükür, cana zarar gelmeden Sabiha Gökçen’de tasız bir durum yaşandı, B737-8 pistten çıktı.

Pistten çıkması birkaç saniye süren uçağı, saplandığı yerden çıkarmaksa 21 saat sürdü.

E, sonuçta uçak bu. Öyle tuttuğun çekip çıkarılmıyor. Hassas bir çalışma gerektiriyor. Hem uçağa, hemde piste zarar vermeden yapılması gereken operasyona gün boyu devam eden kötü hava şartları da eklenince tam bir gün boyunca Sabiha Gökçen doğal olarak devre dışı kaldı.

Hal böyle olunca bilanço da ağırlaştı.

İSG’ye inmesi gereken uçaklar İstanbul Havalimanı’na inince, yolcuları da yaklaşık 90 km’lik yolu hemen servise konulan otobüslerle katederek uçaklarına ulaştırıldı.

Değirmene su taşındı, günboyu devam etti bu hengame.

Eziyetini kim çekti?

Tabiki biz vatandaşlar.

Şimdi soru şu; 10 yılını geride bırakan ve 11’nci yılına adım atan Sabiha Gökçen Havalimanı’na 2’nci pist neden hala yapılmaz.

“Yapılıyor” diyeceksiniz, geçin onu!

Çünkü “başladık” demelerinden bu yana tam 4 yıl geçti.

Sabiha Gökçen gibi trafik ölçeğine sahip bir havalimanının olmazsa olmazı olan 2’nci pistin üstüne bu kadar basılabilir mi?

Salı günü Sabiha Gökçen’de ikinci pistin yokluğu tam 444 uçuşu iptal ettirdi. Minimum 80 bin yolcunun yaşadığı fena sıkıntı demektir bu rakam.

Defalarca iptal edilen ihaleler, vurdum duymazlıktan gelmeler, iplememeler, kör göze giren sıkıntıyı görmemezlikten gelmeler, kimin işine yarayabilir?

İGA’nın diyenler yanılır.

O gün benzer sorun İGA’da da yaşansa, ki hava şartları buna son derece müsaitti, düşünebiliyor musunuz İstanbul’un gün boyu hava ulaşımına veda etmesinin sonucunu?

Düşünmesi bile kabus.

Açıkça söylüyorum; Rekabet korkusu değil, İstanbul’a yapılan düşmanlıktır Sabiha Gökçen’e 10 yıl boyunca ikinci bir pistin yapılmaması.

Havacılık bu. Her an herşeyin doğal olarak yaşanması mümkün olan, hiçbirşeyin asla şansa bırakılamayacağı bir sektör.

Sabiha Gökçen’de ikinci pistin olmaması, İstanbul Havalimanı’nda uçuş sayısını artırmaz. Bu sorunu görmemezlikten gelmenin acısınıysa sadece bizler çekeriz ve çekiyoruz da.

Şimdi bir tarafta havacılık teknolojisini insanlık için daha da geliştirmek adına hergün kafa patlatan dünya, diğer taraftaysa 10 yıldır ikinci pisti yapılmayan Sabiha Gökçen Havalimanı var.

Nasıl olacak bu? Nasıl yakalayacağız havacılık dünyasındaki gelişmeleri? Ayak oyunlarıyla mı?

İnat etmenin, cahilliğin, öngörüsüzlüğün bilançosudur Salı günü İSG’de yaşananlar.

Şaşırdık mı peki?

Tabiki şaşırmadık.

“Allah beterinden korusun” demekten başka şimdilik bir çare görünmüyor gibi.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları