YAZARLAR

ZOR SEÇENEK

01.08.2022

Özellikle şu dönemde oldukça zor olan bişey ama verimliliği artırmanın tek yolu çalışanı mutlu etmekten geçer.

Öyle yada böyle bunu başaran kuruluşların sırtının yere gelmesi zordur.

Mevzu nedir derseniz..

Kokpit kadrolarında gerçek anlamda sıkıntı yaşayan THY’de şimdi yeni bir gelişme daha var.

Ama yine mutlu edici türden değil.

Şöyle ki..

THY, dünya havayollarında eşi benzeri görülmeyen bir uygulamaya daha imza atıyor.

Bu yeni gelişmeye göre, çalışanlarından oldukça detaylı bir sağlık belgesi istiyor.

Aslına bakarsanız isteme nedeni “covid” gibi gözükse de pek öyle değil.

Çünkü..

İstenilen belgede sadece çalışanın değil, anne-babasına varıncaya kadar geçmişteki durumu da büyüteç altına yatırılıyor.

İlk bakışta; ad-soyad, TC nosu, pasaport nosu, adresi vs. gibi zaten kendi ellerinde de olan bilgiler masum gözüküyor.

Fakat sonrasında iş fena sarmaya başlıyor.

Anne-baba, çocuk, çalışan şahsın kendisinin, şimdiye kadar geçirdiği hastalıklar, hamilelik döneminin nasıl geçtiği, doğan çocukta varsa gelişen sorunlar.

Şimdiye kadar yine anne-babadan başlayarak kullanılan ilaçlar, gibi insanı fazlasıyla endişelendiren ve bitmek bilmeyen sorular sıralanıyor.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere..

THY tarafından kokpit ekiplerine gönderilen bu ahiret sorularının cevapları başka ülke ve birimlerle de paylaşılabiliyor.

İşte o can sıkan bölüm başlığı ise; KİMLERE HANGİ AMAÇLARLA AKTARIYORUZ ile başlıyor.

Aynen şöyle deniliyor:

“Kişisel verilerinizi bazı durumlarda yurt içindeki veya yurt dışındaki üçüncü taraflara başta kanunun 8 ve 9’ncu maddeleri olmak üzere ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri çerçevesinde aktarabilmekteyiz.”     

Bu çerçevede kişisel verileriniz ilgili mevzuat uyarınca yetkilendirilmiş idari ve adli makamlar, SHGM, yetkili sağlık kuruluşları, çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatı kapsamındaki gereklilikler, mevzuatça zorunlu olması halinde SHGM, IATA, gibi ulusal ve uluslararası havacılık otoriteleri, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi üçüncü taraflara aktarılabilmektedir.”

Ve tüm bu soruların sonuna iki şık ekleniyor:

KABUL EDİYORUM-KABUL ETMİYORUM

Şimdi soru şu..

Siz bu metni okuduktan sonra hangi şıkkı seçersiniz?

Kabul ederseniz eğer ananız, babanız, karınız, çoluğunuz çocuğunuza varıncaya kadar böbreğinizdeki taş sayısını bile yerli-yabancı cümle alemin öğrenme durumu var.

Yok, kabul etmezseniz şirkette akıbetinizin ne olacağı henüz bilinmiyor.

Peki, THY bunu neden yapıyor?

Aslında basit bir şekilde okunduğunda dahi cevabı orada duruyor.

Zaten son dönemlerde kafaları fazlasıyla karışık olan kokpit ekibini şimdi de böylesine zor bir seçim bekliyor.

Sendika bu kabus gibi gelişmeye suskun kalırken, ilk ses TALPA’dan çıktı.

Derneğin üyelerine geçtiği bilgilendirmede şöyle denildi:

“Değerli üyemiz,

Son dönemde periyodik sağlık muayenelerinde uçuş personeline, “Havacılık Personeli İçin Açık Rıza Beyanı” adlı formun imzalatılması uygulamasının iptali talebimizin ve uygulama ile ilgili görüşlerimizi SHGM’ne iletmiş olduğumuzu bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla.”

Bir kez daha altını çizelim; Şimdi kendinizi THY pilotlarının yerine koyun ve insanı gerçek anlamda endişelendiren metnin altındaki zor seçeneği işaretleyin.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..  

Yazarın Diğer Yazıları