YAZARLAR

OLAN SİPARİŞE OLDU

28.09.2026

Geçtiğimiz hafta yaşananlara nasıl güleyim, şaşırdım.

“Hedef 12” projesiyle (projeye bu ismi kim verdiyse tebrik etmek lazım) THY hedefi gerçekten 12’den vurdu.

Konu malum; Kokpit ve kabin ekiplerinin çalışma saatlerine göre yeniden düzenlenen ücretlendirme.

En yalın haliyle anlatırsak..

Uçuş saatine göre az uçarsan çok, çok uçarsan az kesinti yapılacak.

Maaşlara yansıması ise ortlama yüzde 20 ile 25 arasında olacak gibi duruyor.

Mesela..

Açık kaynak olan “AI”a sorduğunuzda THY kaptan maaşlarında en yüksek seviye olan B777 veya A350 gibi geniş gövde uçaklarda 850 bin TL ve üzeri olarak veriyor.

Bu rakama yüksek kıdem yılı, öğretmen, kontrolör ünvanı taşıyanların ise 900 bin TL’den 1.500.000 TL’ye kadar ulaştığını söylüyor.

“Hedef 12”ye göre bu rakamlardan ortalama yüzde 20-25 oranını düştüğünüzde THY’de yeni kaptan maaşları bu seviyeye çekilmiş oluyor.

Şimdi..

Azdan az-çoktan çok gider derler ya, aslında iş öyle değil. İnsanlar hak ediş gelirlerine göre yaşamlarını çerçeveliyor.

Mevcut seviyeye göre kurduğunuz yaşamınızı, borçlarınızı yeniden şekillendirmeye kalkınca haliyle sıkıntı yaşanacak.

Hadi diyelimki, kaptanların gelir seviyesine göre fena bir etki altına girmeleri pek söz konusu değil.

Esas etkilenen, her gün on binlerce yolcuyla karşı karşıya saatlerce uçağın kabininde, ayakta bir ileri-bir geri koşturup servis sağlayan, birbirine benzemeyen insanların sıkıntılarıyla boğuşan kabin ekipleri olacak.

Yine açık kaynakların verdiği bilgiye göre; THY’de en düşük (yeni işe başlayan) kabin görevlisinin 80-100 bin, kıdemli kabin amiri-purser seviyesinde ise maksimum 250 bin TL bandında kazandıklarını ve omurgayı oluşturan 5-10 yıl kıdemli kesimin ortalama aylık kazancının 160 bin TL olduğunu düşünürsek, “Hedef 12 programı”na göre hedefin tam ortasında bu arkadaşlar oturmuş oluyor.

O yüzden bu işe en çok direnç gösterenlerin kabin çalışanları olduğunu biliyoruz.

Kokpitte ki direnç ise bir-iki kişiyle sınırlı kaldı.

Kararın gönderildiği e-postayı “hayır” cevabıyla yanıtlayanlar, insan kaynakalarına çağrılarak “bu e-postayı size yeniden gönderiyoruz, bir daha düşünüp cevaplayın” diye aldıkları uyarıyla kös-kös geri dönüyor.

Açıkçası THY bunu neden yaptı (yakıt krizi vs. geçin bunları) bilemiyoruz ama bir şirketin çalışanı gülmüyorsa, o şirketin de yüzü gülmez. Bu dünyanın hiç bir yerinde değişmeyen tek kuraldır.

Bu arada..

Gelişen bu olumsuzluğa Hava-İş “kabul etmiyoruz” dedi, kim inandı?

Hava-Sen, “Hava-İş artık hükümsüzdür” dedi, kim salladı?

Çünkü..

Hava-Sen gitse, yerine Hava-İş, vs. de gelse değişen hiç bir şey olmayacak.

Sendikaların kağıt üstüntünde olması gereken kurumlar olmaktan öte hiç bir yaptırımı olmadığı yıllardır çok net ortada.

Tek sendikanın, insanın kendi kazancının olduğu dönemdeyiz.

Bana göre bu işin THY açısından olumsuz tek tarafı, Boeing’e verdiği 150 uçaklık dev siparişi gölgede bırakması oldu.

Gerisi hikaye..

Hepinize iyi uçuşlar olsun..



Yazarın Diğer Yazıları