YAZARLAR

FACİADAN DÖNMEK BUDUR

16.02.2026

Yazılı basında çalıştığım yıllar da dahil, havacılık haberlerinde hep karşı olduğum tek başlıktır; “Faciadan dönüldü”

Çünkü, Facia’dan öyle kolay kolay dönülmez, hava ulaşımında yaşanan her tersliğe de Facia denilmez.

Mesela..

Türbülansın en şiddetlisine de, motora kuş girmesine de, iki motorlu uçağın havada tek motora kalmasına da, inişte ufak tefek sapmalarla pistten çıkmaya da, son anda kalkıştan vaz geçilmesi de faciadan dönülen terslikler değildir.

Uçaklar yapısı gereği öyle sıradan ulaşım araçları değildir. Tasarlandıklarında öylesine zor testlerden geçerler ki, o test uçuşlarına tanık olsanız yukarıda sıraladığım aksilikleri -çıtır çerez- olarak geçersiniz. En zorlu koşullarda sınandıktan sonra iş üretim aşaması ve son testlere gelir. Yaşanacak olumsuzluklarda hayati sorun devre dışı bırakılır, gerisi uçaktaki yolcunun psikolojisine bağlıdır.

Şimdi..

Geçtiğimiz hafta 13 Şubat’ta Antalya’da öylesine bir olay yaşandı ki, tam olarak “Facianın eşiğinden dönüldü” başlığını haketti. Fakat biz dahil hiç kimse bu başlığı atmadı.

SunExpress Havayolları’nın XQ7646 sefer sayısıyla Antalya-Gaziantep uçuşunu yapacak olan B737-8 tipi uçağı kalkış için takside ilerlerken sol ana iniş takımı aniden çöktü, kanat parçalandı.

Hatta olay öylesine ani yaşandı ki, taksi sürecinde kuleyle konuşmasını sürdüren pilot piste yaklaştığında olduğu yerde durarak kuleye “Mayday” acil durum çağrısı yaptı ve “sanırım lastiğimiz patladı” dedi. Sonrasında sol ana dikmenin çöktüğü anlaşıldı.

Bu öyle önemli bir aksilikti ki, bana göre o gün tüm şanslı yolcular o uçakta toplanmıştı.

Neden derseniz..

Pilotun dahi ilk anda ne olduğunu anlayamadığı olayda, aslında “faciadan nasıl dönüldüğünü” üç örnekle aktarayım.

Birincisi; Ana iniş takımı bir-iki dakika daha dayansa ve uçak piste giriş yapıp kalkış hızına ulaştığında, uçağın ana yakıt depolarının olduğu noktada yeralan dikme çökseydi, uçak sol kanadının üstünde nerede duracağı belirsiz şekilde savrulup alev alarak asla yaşanmasını istemediğimiz sonuç olarak karşımıza çıkardı.

Diyelim ki bu olmadı..

İkincisi; Kalkış anına kadar dayanan iniş takımı içeri alınırken sıkışsa veya yerinden çıksaydı, full yakıt ve hidrolik nedeniyle pilotlar yakıt boşalttıktan sonra Antalya Havalimanına son derece riskli bir iniş gerçekleştirecekti. Çünkü sorun sol ana dikme de yaşandı. Ön dikme olsa her koşulda hiç sorun yaşanmaz uçak burnunun üstünde (şimdiye kadar dünyada onlarca örneği yaşandı) sürüklendikten sonra duracaktı. Fakat sol ana iniş takımının olmayışı uçağın tüm dengesini bozacak ve aynı zamanda ana yakıt deposu olan kanadın üstüne yıkılarak ekseni etrafında savrulmasına neden olacaktı.

Devam edelim..

Dedik ya şans o ana kadar yolculardan yanaydı ve bu olasılıkta olmadı. Uçak kalktı, arızalanmak için saniyeler sayan iniş takımı sorunsuzca yerine oturdu.

Gaziantep Havalimanı’na inişe geçen uçakta yine sorunsuz açılan iniş takımlarından arızalı olan ve sinyal vermeyen (Antalya’da uyarı vermediğine göre) sol ana dikme piste temas ettiği anda kırıldı veya çöktü. Antalya-Gaziantep arası uzak olmadığından gidiş-dönüş yakıtı da kanadında olan uçağın yüksek hızla yere temas ettiği anın yaratacağı sonucu yazmak dahi istemem.

Peki, bu korkunç senaryoları neden sıraladığıma gelince..

Cuma günü yaşanan ve asla sıradan kabul edilemeyecek SunExpress olayının nedeni teknik sorun olarak duruyor. Ha, eğer aksi iddia edilirse Boeing’de üretim hatası var demektir.

Net olan şudur; O iniş takımı sağlam olsaydı kesinlikle durup dururken çökmezdi. Yolcu olarak hepimiz kimi zaman çok sert inişler yaşadık ve yaşıyoruz. Uçağın yere temas anında tüm ağırlığını üstünde taşıyan organı ana iniş takımları olduğundan üretici tarafından bakım için belirli bir iniş-kalkış sayısı konulur. Tabi bu normal iniş-kalkış temasları planlanarak yapılır.

O nedenle bu kazayı SHGM’nin derinlemesine incelemesi gerekir. Bu uçağın ana dikmesi çökmeden önce kaç iniş-kalkış yaptı, bunlar hangi sertlikte gerçekleşti, bakım periyotları neydi, son bakım ne zaman yapıldı?

Sonuçta bahsettiğimiz SunExpress sıradan bir havayolu değil. Yüzde 50-50 olmak üzere THY ve Lufthansa ortaklığında kurulu bir şirket.

SHGM’nin yanı sıra muhtemelen Boeing’de inceleyecektir bu olayı.

Çünkü bunun sorumlusu ya Boeing’dir yada teknik..

Sorumlularına da verilebilecek en ağır cezaların uygulanması gerekir. Sonuçları izleyip göreceğiz.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları