YAZARLAR

NE BEKLENİYOR?

26.10.2026

Dikatinizi çekti mi hiç, neredeyse her ay ortalama üç kez uçakta patlayan “powerbank” haberlerine yer veriyoruz.

Kimi gerçekten büyük hasar ve ciddi yaralanmalara neden olurken, bir kısmı orta ölçekte hasar ve yaralanmalarla atlatılıyor.

Sonuçta her bir “powerbank” patlaması sorun yaşatıyor, vakalar irili ufaklı da olsa acil inişlere neden oluyor.

Acil inişin yarattıkları belli..

Yolcularda hiç hesapta olmayan korku-heyacan, ciddi zaman kaybının yanı sıra havayollarına ekstra maliyet ve sonraki uçuşlara da yansıyan domino taşı etkisi yaratıyor.

Bizde ise ilk defa önceki hafta Pegasus Havayolları’nda yaşandı.

Münster-Antalya uçuşunu yapan Pegasus’a ait uçakta yolcunun koltuk altına duran çantasındaki, powerbank patlayarak çantasının alev almasına yol açtı.

Kabin ekiplerinin anında yaptığı müdahale sonucunda çanta söndürüldü, diğer tüm benzer olaylarda olduğu gibi uçakta kısa süreli de olsa panik yaşandı.

Uçak acil inişe geçmese de, Antalya çıkışlı seferi iptal edildi, geniş kapsamlı incelemeye alındı.

İşimiz gereği sık uçtuğumuzdan, kabinde sürekli üst bagaja çanta yerleştiren yolculara ekipler “çantada powerbank var mı” sorusunu yöneltiyor.

“Evet” diyenler çantayı oturduğu sıradaki ön koltuğun altına koyarken, aynen Pegasus’ta da yaşandığı gibi patlamasına engel olamıyor.

Sonuçta uçağa sokulan powerbank’ler hem yolcular için hemde havayolları için ciddi risk taşıyor.

Peki ne yapılmalı?

Yapılacak iş çok net.

Güvenlik zirvelerinde zaman harcayıp tartışılacağına, silahlara uygulanan kural neyse, powerbank’lere de uygulanıp kesinlikle yasaklanmalı.

Günümüzde X-ray cihazlarında silahı geçirebilmek mümkün değilken, powerbankler şakır şakır geçebiliyor.

Üstelik yolcu yanında olmazsa olmaz derecede hayati bir önem taşıdığını söyleyemeyiz powerbank’in.

Sonuçta telefonun pil ömrünü uzatmanın dışında iş görmediğine göre, başta sosyal medya meraklıları olmak üzere, çok ihtiyacı olan indiği yerden yenisini alır veya her noktada kolayca bulunan prize kablosunu takıp işini halledebilir.

Bu kadar önemsiz bir cihazın, yıllardır sürekli uçaklarda patlamasına, yangın çıkarmasına, acil inişlere neden olmasına karşın niye halen yasaklanmaz hiç anlaşılır değil.

Sonuçta lityum-iyon batarya bu. Kargo uçaklarına bile çok özel şartlarda yüklenirken, cebine-çantasına alan nasıl olurda uçağa geçebilir?

Günümüzde masum bir su şişesi bile X-rayler de çöpe atılırken, el bombasında hallice powerbank nasıl kabul edilir?

Allah vermesin ama yasaklanması için illa geri dönüşü olmayacak hadiseler mi yaşanması gerekir?

SHGM’nin önündeki en acil kararın bu olması gerektiğine inanıyorum.

Sivil Havacılık Otoritemiz, alacağı bir kararla Türk havayolu şirketlerine ait tüm uçaklarda, gerek alt bagajda, gerekse uçak içine powerbank sokulmasını yasaklayıp, yanıltıcı bilgi verenlere de çok ağır cezalar getirirse, dünyanın da bizi takip edeceğine eminim.

Uçakların bu yeni baş belası konusunda “biz demiştik SHGM” demeyelim.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




Yazarın Diğer Yazıları