YAZARLAR

AIR INDIA’YA HAYIRLI OLSUN

21.02.2022

Önce şunu hatırlatalım; Türk sivil havacılık tarihinde bir ilk’i yine İlker Aycı gerçekleştirdi.

THY yönetiminde işine son verildikten hemen sonra, Air India gibi hiçte küçümsenmeyecek 221 adetlik uçak filosuna sahip havayolunun başına geçti.

1932 yılında kurulan Air India’nın rotalarında; ABD, Avrupa, Rusya, Afrika, Arabistan, Asya ve Avustralya’ya kadar uzanan bir uçuş ağı var.

Bu geçişin nasıl dolduğunu bilmek zor ama İlker Aycı’nın THY yönetimine bakıldığında, Air India’nın neden Aycı’yı seçtiğini anlamak çokta zor değil gibi duruyor.

Mesela, Air India yönetimi dünya havacılık medyasında ağırlıklı olarak çalışanlarıyla yaşadığı sorunlarla gündeme gelir.

Sendikalı oldukları için işten atılan pilot haberleri AirTürkHaber’de de yer aldı.

E, şimdi İlker Aycı’nın liyakatsizlikte ipi göğüsleyen yönetimindeki THY’ye bakıp, ‘ilk’leri de arka arkaya sıralarsak, cevabı ortaya çıkmış gibi duruyor.

İlker Aycı patronluğundaki THY’de:

* Çalışan hakları, maaş uygulamaları..

Pandemi nedeniyle kokpit-kabin-yer olmak üzere tüm çalışanlarda yapılan %50 ve %35 arasındaki kesintiler, pandemi şartları dünya havayollarında ortadan kalkmasına rağmen THY’de halen daha 2019 yılına dönemedi.

Bu konuda kendi ağzıyla yaptığı açıklamalarda döndüğünü anlatmaya çalıştıysa da matematik bunu henüz kabul etmiyor.  

* Personel yönetimindeki akıl almaz uygulamalar..

Yüzlerce Türk pilot işsizlikten kırılırken THY ısrarla yabancı pilotları uçurmaya devam etti (halen daha ediyor, bu artık Ahmet Bolat’ın sorunu olarak masasında duruyor), THY yönetimindeki 211 personel (kokpit-kabin-yer), Feto iddiasıyla işten atıldı, aklanmalarına rağmen geri dönemedi.

Geçmiş yönetimlerde de sendikanın eli kolu pek oynamazdı, İlker Aycı dönemindeyse sendika neredeyse etkisizleştirildi.

* Yönetimin uçuş güvenliği anlayışı..

Güzide SHGM’mizin üstün katkılarıyla FTL uçuş yönergesi yeniden yazıldı. Yeni uçuş saatleriyle pilot uçaktan indikten sonra yürüyemeyecek hale getirildi.

Dünyanın pek çok noktasında gece uçuşları yok düzeyine inerken, THY’de yapılan gece uçuşlarında daha fazla ekip görevlendirilmedi, FTL AB’nin kuralları dışında uygulandı. Az sayıdaki personelle uçuş saatlerinin zorlanması özellikle gece uçuşlarında pilotlar aşırı yorgun düşürdü, uçuş emniyeti görmezden gelindi.

Yorgun uçuşlar nedeniyle kazalar yaşandı. Katmandu’da A330 bu nedenle pistten çıktı. Uçak uçamaz hale geldi, olduğu yerde hurdaya ayrıldı.

Pilot sıkıntısı olmamasına rağmen bir süre Atlantik uçuşlarında New York, Asya uçuşlarında Hong Kong tek ekiple Yapıldı. 1 kaptan ve 1 first oficer’la gerçekleşti. 11-12 saat aralığındaki bu uçuşların 2 kaptan ve 1 first oficer’la yapılmasının nedeni üç pilottan birini 3 saat dinlendirmek içindi, bu kural görmezden gelindi.

THY’nin son derece iddialı başladığı New York-Newark hattında ilk uçuşlarından birinde pilotlar taksi yolundan kalkmaya kalkıştı, kule son anda durdurdu.

(Ben buradan açıklamayayım) ama THY’nin iç yazışmalarında hepsi var, halk arasında “ramak kaldı” denilen onlarca hadise yaşandı, yorgunluk kaynaklı kazalardan kıl payı dönüldü, (hepsi kayıtlı.)

Yeni nesil arabaları bilirsiniz. Hani şu şeritten çıkarken müdahale eden, yorgunluk belirtisi algıladığında “durun-dinlenin” uyarısı yapan araçlardan kullanan pilotlar, evlerine gitmek için arabalarına bindikten 5 dakika sonra “durun-dinlenin” uyarısını aldı.

* Ben kimseyi sallamam uçuşları..

Dünya havayolları insanlığın belası olan Korona nedeniyle Çin uçuşlarını hemen keserken, THY devam etti. Sonunda THY’yi Çin durdurdu.

MAX krizinde Avrupa’da havayolları hem uçuşları hem de hava sahalarını bu uçaklara kapattı. THY bu yasağı bile bile aynı gün bu uçakları kaldırdı. Avrupa ve İngiltere’ye giderken havadan geri döndüler. Hemen ardından güvenlik nedeniyle MAX uçaklarını yere indirdik denildi.

FAA, incelemeler sonunda MAX’ler için kesinlikle uçamaz kararı aldı. Bu arada THY’nin iki adet MAX uçağı da Anakara Esenboğa’da yatıyordu. FAA kararına rağmen uçuşa yasaklı iki MAX tipi uçak Esenboğa’dan İstanbul’a (yolcusuz) uçtu. Kimin izin verdiği hala belli değil.

* Yolcu şikayeti rekor kırdı..

THY hiçbir dönemde böyle yolcu şikayeti yaşamadı. Kendimizden örnek verirsek; 17 yaşında olan AirTürkHaber en yoğun yolcu şikayeti maillerini bu yönetimde aldı. Özrün olmadığı, yolcu haklarının hiçe sayıldığı, sosyal medya platformları şikayetten yıkıldı, varlık sebebi olan yolcuları yönetim sallamadı.

Uzatmayalım..

Bu yazıda Aycı’nın kurduğu sigorta şirketi, pandemi döneminin bu şirkete kazandırdığı telaffuz edemeyeceğimiz rakamları, lükste sınır zorlayan kişisel istekleri vb. gibi onlarca şaibeli işler yok.

Sadece Aycı yönetiminin THY’deki eşsiz kararları var.

Önemli bir ayrıntıyı da ıskalamayalım..

Air India yönetiminde Aycı’yı muhtemel zorlayacak olan tek şey, Los Angeles uçuşlarını San Francisco aktarmalı yapacak olması.

Çünkü Air India’nın Delhi-Los Angeles uçuşları yok. Ama bakarsınız yeni yönetimle yeni hatlar arasına alınır.

Bu arada THY pilotlarından Hindistan’ın en etkili havacılık sendikasına İlker Aycı ve personel uygulamaları hakkında sağlam bir rapor gönderildi.

Aycı’nın özelliklerine ayrıntılarıyla yer verildi.

Kendi ifadesiyle resmi olarak 1 Nisan’dan itibaren başlayacağı görev öncesinde Hintli sendika İlker Aycı hakkında detaylı bilgiye sahip oldu.

E, ne demişler? Nereye gidersen git ayak izlerinle gidersin.

Bu defa ayak izleri İlker Aycı’dan önce Hindistan’a gitti. Air India’ya hayırlı uğurlu olsun.

Radarda TK kodundan düşen Aycı, AIC koduyla AirTürkHaber’in takibine girdi.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..




   

Yazarın Diğer Yazıları