YAZARLAR

OKÇULAR TEPESİ

18.07.2022

Geçtiğimiz hafta yine birbirinden önemli gelişmelere sahne oldu.

SHGM’nin henüz sıcaklığını koruyan yurt dışından teklif alan pilotların gidişini engelleyeceğini düşündüğü 6 aylık verification bekleme süresinin uluslararası anlaşmalara uygun olmadığı ortaya çıktı.

Türk B737 kaptanı körfez ülkesinden bir havayoluna başvurusunun kabul edildiğini ve şirketin “istifa edip gelin, biz uluslararası kuruluşlar aracılığıyla verification belgenizi alırız” cevabını sosyal medyada paylaştı.

Bunlar yaşanırken, SHGM bu defa özel olarak yayınladığı sektör paylaşımıyla mevzuyu “Okçular Tepesi”ne kadar getirdi; “asla terk etmeyin” dedi.

İçine girdiği çıkmaza tarihten örnek verip çağrı yapması iyi güzelde..

Bizde SHGM’nin ve diğer otoritelerin anlamadığı şu; hep global dünya filan deniyor ya hani, işte o gerçek global dünyanın ta kendisidir havacılık sektörü.

Fark etseniz de-etmeseniz de havacılık dünyasındaysanız, global dünyanın tam göbeğindesinizdir.

Dünyada hava ulaşımı her geçen gün yolcusuyla-kargosuyla katlanarak büyüyor.

Ve bu büyüme bizde olduğu gibi dünya ülkelerini de çalışan sayısı açısından fena zorluyor.

Avrupa’da yaşananları biliyorsunuz, hiç uzatmadan küçük bir örnekle devam edelim..

Gerçekten inanılır gibi değil ama İngiltere sadece terminal çalışanında yaşandığı “yokluk” nedeniyle dünya havayollarına “bize gelen uçuş sayılarınızı düşürün” dedi.

Tüm havayollarını etkileyen bir karardı bu.

Hangi havayolu güzel para kazandığı bir hatta uçmak istemez?

Hangi havalimanı işletmesi daha fazla para demek olan yolcuyu istemez? 

Yaşanılacak dense inanmazdık ama şimdi gerçek bu.

Peki, çözüm ne?

Biz bu krizden nasıl zarar görmeden çıkarız?

İşte bunun cevabı da (açık konuşayım hiç beklemediğim bir yerden) TALPA’dan geldi.

TALPA başkanı kaptan pilot Okan Üreksoy, ortalığın toz duman olduğu geçen hafta bir yayın kuruluşuna açıklama yaptı.

Ve özetle dedi ki..

“Hiçbir Türk pilot yurt dışına gitmek istemez ama artık konu teklif edilen paradan öte itibarsızlaştırma meselesidir. Pilotluk mesleği yıllar içerisinde bilinçli veya bilinçsiz itibarsızlaştırıldı. Gitmek isteyenlerin öncelikli nedeninin bu olduğunu sezinliyoruz.”

“Bu şartlar burada sağlandığı takdirde, hiçbir kaptanımızın, hiçbir pilotumuzun bu ülkedeki şirketleri terk etmeyeceğini düşünüyorum. Önemli olan bu şartların, bu itibar konusunun sağlanması, değer verilmesi.” 

Haksız mı?

Kesinlikle değil.

Tıpkı her iş kolunda olduğu gibi onlarda haklı.

Hangimizin dünyasında önemsizdir itibar?

Sektörde; kokpitten kabine, kabinden tekniğe ve yer hizmetlerine varıncaya kadar herkesin iş yükü çok ağır.

Fakat her ay mesailerini limitlerde yaşayan kokpittekilerin durumu biraz daha ağır.

Pilot dışındakilerin gerekirse bir kenara çekilip dinlenme şansı var ama bu arkadaşlar o koltuktan asla kalkamaz.

Üstelik hastalanmak gibi bi şansları da yok.

Mesela aylık programları çıktığında ve o program dahilin de hastalanırlarsa, gitmedikleri tüm uçuşlar maaşlarından kesiliyor.

Sadece aylık program çıkmadan sağlık sorunu yaşarlarsa muaf tutuluyorlar.

Nasıl olacak bu?

Çalışanınızı ancak bu kadar kokutabilirsiniz.

Kim bilebilir ne zaman sağlık sorunu yaşayacağını?

Dile getirilen itibarsızlığın en küçük örneğidir bu.

O nedenle..

Sorunu çözmek için ta Okçular Tepesi’ne kadar çıkmaya gerek yok.

Biraz itibar eminim herkese iyi gelecek, hem de çok iyi gelecek.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..   




Yazarın Diğer Yazıları