YAZARLAR
KUANTUM
11.10.2024
Kuantum teknolojisi yavaş yavaş yaşantımıza girmeye başladı. Muhtemelen bu yüzyılın ortalarında başta askeri amaçlar olmak üzere; hayatımızın her bölümünde kuantum teknolojilerini kullanacağız.
Kuantum teknolojisinin öngörülen askeri ve sivil uygulamaları
İngitere’ de INFEQTION adlı teknolji şirketi yepyeni bir seyrüsefer cihazının uçuş testini geçtiğimiz mayısta yaptı. Geçtiğimiz şubatta da aynı sistemi deniz araçlarında denediler ve başarılı oldular. Peki nedir bu sistem? Kuantum bazlı çalışan sistemde -237 dereceye kadar soğutulan bir gurup atom akselometre ve cayro görevi yaparak yer tespiti yapabiliyor. RJ-100 uçağıyla yapılan ilk uçuş testinin çok başarılı geçtiği ve gelecekte bu sistemin hata oranının diğer sistemler göre çok daha düşük olacağı bildiriliyor.
Sistemin şu anki boyutu
İngiliz bilim bakanı Andrew Griffith test uçuşundan önce konuşma yapıyor.
Daha önce kuantum bilgisayarları üzerine çalışan INFEQTION şirketinin iki ortağı var; QINETIQ ve BAE Systems. İngiltere hükümeti bu çalışmayı destekliyor ve büyük maddi yardımda bulunuyor. QINETIQ bir Amerikan firması.
Tabii Amerikalılar da boş durmuyor. Boeing, AOSense isimli kuantum firmasıyla yaptığı çalışmalar sonunda Ağustos başında ilk uçuş denemesini Beechcraft 1900D uçağı ile gerçekleştirdi.
Amerikan test ekibi ve Beechcraft 1900
Test ekibi uçuşta
Her iki ekipte 2030’a kadar sistemi bitirmek ve sistemi bir veya iki ayakkabı kutusu büyüklüğüne getirmek için uğraşıyor.
Peki neden böyle bir sisteme gerek duyuldu?
Günümüzde kullanılan uydu sistemleri karıştırma (jamming) ve aldatmaya (Spoofing) çok açık. Bunu da bize öğreten Ortadoğu ve Ukrayna’da devam eden savaşlar.
Özellikle Amerikalılar karadeniz üzerinde uçurdukları İHA’larla Rus uydularını karıştırıyorlar. Buna karşılık Ruslar da Doğu Avrupa sınırı boyunca ve Karadeniz’de, Amerikan uydularını karıştırıyorlar. Bundan en çok etkilenenler ise Rus sınırı yakınlarında uçan ticari uçaklar oluyor. Ayrıca uydu frekansları başta Ortadoğu olmak üzere birçok yerde aldatma uygulaması nedeniyle kullanılamıyor.
Bu nedenle kuantum esaslı seyrüsefer sistemleri karıştırma ve aldatmaya karşı kapalı oldukları ve daha hassas konumlama yapabileceği için öne çıkıyor.
Şu anda kullanılan uydu seyrüsefer sistemlerine bir göz atalım.
Bilindiği gibi uydu seyrüsefer sistemlerinin tamamına; Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemleri (GNSS-Global Navigation Satellite Systems) ismi verilmiştir. Bu sistemleri ilk olarak ABD geliştirmiş ve kullanmıştır. 1978 senesinde başlayan çalışmalar 1994 senesine kadar devam etmiş ve bu yılda GPS (Global Positioning System-Küresel Konumlama sistemi) devreye tam anlamıyla devreye girmiştir.girmiştir.
GLONASS (Globalnaya Navigazionnaya Sputnikovaya Sistema), Rusya tarafından geliştirilen ikinci kuşak bir sistemdir. Sistemin tasarımına 1980’lerin ortalarında başlanmıştır.
GNSS Sistemleri
BeiDou Uydu Konumlandırma Sistemi Çinli uydu navigasyon sistemidir. 2000 yılından bu yana faaliyettedir. Beidou Konumlandırma Sistemi Çince Büyükayı takımyıldızı olarak bilinen yıldız takımının adıyla adlandırılmıştır. Adı tam anlamıyla antik Çinli gök bilimciler tarafından verilen “Kuzey Büyükayı” takımyıldızına ait yedi parlak yıldız anlamına gelir.
GALILEO, Avrupa Birliği tarafından ABD Ordusunun denetimi altındaki GPS ile Rus GLONASS’a alternatif uydu yönleyici sistemidir. Toplam 30 adet uydunun dünya yörüngesine oturtularak hizmet vermesi düşünülen tasarının ilk uydusu 2011 yılında gönderildi.
QZSS ( Quasi-Zenith Satelite System) Japon uydu sistemi olup ilk uydusu 2010 da fırlatıldı, sistem tamamlanmak üzere.
IRNSS (Indian Reginal Navigation Satelite System) Hindistan uydu sistemi olup ilk uydusu 2013 da fırlatıldı, sistem tamamlanmak üzere.
GNSS Sistemlerinin dünya yörüngesindeki konumları
Uydu sistemlerinin dezavantajları şunlardır:
* Maliyetin yüksek olması
* Bakım zorlukları
* Meterolojik şartlardan kolay etkilenmesi
* Askeri amaçlar için kullanımda üretici ülke kısıtlamaları
* Aldatma (spoofing) ve karıştırmaya (jamming) açıklık
Şu an itibariye kullanılmakta olan GPS sistemi ABD Ordusunun emrinde olduğu için ordu, savaş veya hareket gibi durumlarda uydularının yerini değiştirebiliyor veya kullanım dışı bırakabiliyor. Bu nedenle dahili ve bağımsız kullanalıcak kuantum seyrüsefer sistemi önem kazanıyor.
Peki, ileride kullanalıcak kuantum seyrüsefer sistemi GNSS in sonunu getirir mi? Bana göre hayır! Çünki bu sistemler ilk kullanılmaya başladığında maliyetleri ve satış fiyatları yüksek olacaktır. Bu nedenlerden dolayı önce askeri uçaklarda, daha sonra da ticari uçaklarda kullanılacaktır. GNSS, kuantum seyrüsefer sistemine yedek olarak kullanılacak ve diğer araçların seyrüsefer sistemleri için bu günkü işlevini sürdürmeye devam edecektir.
SEVGİYLE KALIN!




















