YAZARLAR

HAVACILIKTA PARANORMAL OLAYLAR

09.06.2025

Yeryüzü oluşup insanoğlu üzerinde yaşamaya başladığından beri anormal ve/veya paranormal olaylar devam edip gidiyor. Teknolojinin çok ileri gittiğini sandığımız şu anda bile yeryüzü, yer altı, gökyüzü ve uzay hakkında bilmediğimiz o kadar çok şey var ki ! Örnek vermek gerekirse: tarihçiler  insan yaşamının ne zaman başladığı konusunda karar verebilmiş değiller. Ancak Göbeklitepe ve Karahantepe’de yapılan kazılar sonucu on iki bin yıl evvel insanoğlunun varlığı ispatlandı. Daha da ötesine gidersek insanoğlu Mısır piramitlerinin, Paskalya adasındaki dev taş heykellerin, yeryüzünün her yerinde bulunan dev meagalitlerin, jeogliflerin ve daha nicelerinin esrarını çözebilmiş değil. İnsanoğlu henüz okyanusların diplerini, yeraltını ve magmanın esrarını bilmiyor. Uzaya çıktık ama sonsuz galaksilerin gizemlerine ulaşmış değiliz.

İnsanoğlu bütün bu bilinmeyenlere rağmen azimle bir şeyler geliştirmeye çalışıyor ancak bazen paranormal olaylarla karşılaşıyor. Bu karşılaşmalar hayatın her safhasında olabiliyor. 19 uncu yüzyılda balonculukla başlayan havacılıkta da yaşanmış binlerce paranormal olay var. Bu olaylar insan ve/veya hava araçlarının kaybolması, havacılık faaliyetleri sırasında hayatını kaybeden insanların hayaletlerinin görülmesi, havada veya yerde tanımlanamayan hava araçları (UFO) karşılaşmaları, gizemli havaalanları ve benzeri şeyler olarak sıralandırılabilir.

Kaybolma olaylarına göz attığımızda, kamuoyu tarafından bilinen ve takip edilen en önemli olay, Malezya Havayollarına ait B-777/200ER uçağının 8 Mart 2014 tarihinde  kaybolmasıdır. Kamuoyu tarafından çok iyi bilinmesinin sebebi iletişim teknolojilerinin çok gelişmiş olması diye düşünüyorum. Yine ikinci çok iyi bilinen diğer kaybolma hikayesi ise Amerikalı ünlü bayan pilot Amelia Erhart’dır. Amelia Erhart 2 Temmuz 1937 yılında çok sevdiği Lockheed Electra uçağı ile pasifik okyanusu üzerinde kaybolmuş ve bulunanmamıştır. Bu olayın tüm dünyaya yayılmasının sebebi Amelia Erhart’ın çok güzel ve çok iyi giyinen bir bayan olmasından çok eşinin Amerika’nın en büyük medya patronlarından birisi olmasına bağlıyorum. Ancak  Amelia Erhart’la beraber uçan ve seyrüsefer dehası Fred Noonan’ı kimse tanımaz.

Amelia Erhart ve Fred Noonan dünya turuna hazırlık yapıyor

Kaybolmaya vereceğim son örnek ise hakikaten üzülünecek ve çoğu havacının bilmediği bir olay. Charles Linberg  Atlantiği geçmeden iki hafta önce, iki Fransız pilot : François Coli ve Charles Nungesser Atlantik fatihi  olabilirlerdi. Le Bourget havalimanından Beyaz Kuş isimli uçakları ile kalkan ikili 8 Mayıs 1927 de Amerika’nın Maine eyaleti kıyıları veya karasında kayboldular. Naaşları ve uçakları asla bulunamadı. Uçuşu başarmış olsalardı bugün Charles Linberg yerine bu ikiliyi konuşuyor olacaktık. Fransız havacılarına göre bu ikili Atlantiğin asıl kahramanlarıdır.

Nungesser ve Coli’nin bir karpostalı

Ancak havacılığın başlamasından bu yana kaybolma olaylarına baktığımızda asıl resmi göreceğiz. Havacılılığın başlamasından, Malezya uçağının kaybolmasına yani 1856 ile 2014 yılları arasında 16 sı balon olmak üzere, 239 adet rapor edilmiş kayıp olayı bulunmaktadır. Bu olaylarda insan ve uçan makinanın izi bulunamamıştır. 2014 den günümüze kadar da 13 adet kaybolma olayı rapor edilmiş ancak kamuoyu tarafından fazla ilgi gösterilmemiştir. Bu rapor edilmiş 252 kayıp olayını beşeriyetin teknolojisi çözememiştir.

Kayıp hava araçları söz konusu edildiğinde akla ilk gelen yer Bermuda Şeytan Üçgenidir. Burada yüzlerce kayıp raporu vardır. Ancak buranın çok bilinen bir yer olmasının sebebi yine Amerikan medyasının gücüdür. Aslında dünyanın bir çok bölgesinde buna benzer bir sürü bölge vardır. Bunun gibi hava şartlarının değişken ve zorlu, elektromanyetik alanların bulunduğu bölgelere “VILE VORTICES” ismi verilir. Bunun Türkçesini “habis girdaplar” olarak tercüme edebiliriz.

Aslında kriptozoolojist olan fakat sonradan paranornal olaylarla adını duyuran  İskoç bilim adamı Ivan T.Sanderson 1972  yılında  Şeytanın yeryüzündeki 12 Mezarlığı” başlığıyla bir makale yayınladı. İddiasına göre dünyada on iki adet tehlikeli bölge vardı ve bu teori bilim insanları tarafından  benimsendi. Andersen’in iddiasına göre bu bölgeler kuzey ve güney kutbu ile yengeç dönencesinde beş ve oğlak dönencesinde beş olmak üzere toplam da 12 adettir. Bu bölgelerin simetrik ve düzgün olması dünyanın manyetik alanına bağlanır. Ortaya çıkan biçim; dünyamızı sarmalayan 20 eşkenar yüzlü üçgene dönüşür. Bu şekle Icosahedron denir.

Icosahedron ve habis girdaplar

Andersen’ in habis girdap noktaları

Dünyamızın manyetizması

YENGEÇ DÖNENCESİ (N23’ 27’’)

1. Bermuda şeytan üçgeni: Miami, Bermuda ve San Juan adası arasındaki üçgendir. Elektromanyetik anomaliler bu bölgede çok görülür.

2. Cezayir Megalitleri: Güney Sahra çölünde bulunan ve antik Zing İmparatorluğuna ait kalıntılardır. Bu bölgede pusulaların durmadan döndüğü söylenir. Bu bölgenin bir kısmı şu anda Mali sınırları içinde kalmaktadır.

3. Mohenjo-Daro: Pakistan İndus vadisinde yer alır ani değişen hava durumları ile bilinir.

4. Ejderha üçgeni: Japonya’nın güneyinde yer alır. Burada denizin dibinde “Japon Atlantis’i” veya Şeytan denizi de denilen büyük medeniyet kalıntıları bulunur.

5. Hamakulia Volkan bölgesi: Havai’de bulunan bu bölgede yerel görgü tanıkları uçakların gözlerinin önünde kaybolup başka bir dünyaya göçtüklerini iddia ederler.

OĞLAK DÖNENCESİ (S23’ 27’’)

6. Paskalya adası: Gizemli Moai heykellerinin evidir. Bu heykeller doksan tona varan ağırlıktaki ilginç heykeller olup uzaylılar tarafından yerleştirildiğine inanılır.

7. Güney Atlantik anomalisi: Dünya çekirdeğinden yayılan radyasyonun yüzeye en çok yaklaştığı yer olarak bilinir.

8. Zimbabve megalitleri: İnsanoğlu tarafından inşa edilmesi zor büyük kayalardan oluşan dev yapılardır..

9. Wharton Çanağı: Avusturalya’nın batısında büyük ve değişik deprem türlerinin yaşandığı tektonik bir bölgedir. Malezya uçağının bu bölgede kaybolduğu düşünülmektedir.

10. Yeni Hebridler Çukuru veya Loyalty Adası: Fiji’ye yakın ve  okyanusların en derin bölgesiidir. Bu bölgede çok büyük girdapların oluştuğu gözlenmiştir. Haritacıları hayrete düşüren olay ise bu bölgede birçok adanın kaybolması veya yeni ada oluşumları gözlenmesidir. Amelia Erhart’ın bu bölgede kaybolduğu var sayılmaktadır.

Diğer iki habis bölge ise Kuzey ve güney kutuplarıdır. Bu bölgelerin gizemleri de tam olarak henüz çözülmemiştir. Bildiğimiz tek gerçek Kuzey kutbunun bir okyanusla; Güney kutbunun ise Antartika adında bir kıta ya da kara parçasıyla kaplı olduğudur.

Havacılıkta karşılaşılan diğer bir anomali ise UFO (Unidentified Flying Object – Tanımlanamayan Uçan Nesne) olayıdır ve dilimize “Uçan Daire” olarak mal olmuştur. Antik çağlardan kalan eserlerde bile Uçan dairelerden bahsedilmekte olup, günümüzde konu üzerinde çok büyük çalışmalar yapılmış fakat somut bir neticeye ulaşamamış bir konudur.

Seksenli yılların ortalarında bir gece uçuşunda böyle bir olaya ben de şahit oldum. Radarın yönlendirmesiyle gittiğimiz bölgede bir ışık topuyla karşılaştık. Işığa doğru yöneldiğimizde ışık süratle yön değşiştirip kayboldu. Ne olduğunu tam olarak anlayamadık ancak dört beş sene sonra eski filo arkadaşım Kaptan Selahattin Sivri’nin uçan daire haberini gazetelerden okuyunca işin ciddiyetine vardık.

27 Ekim 1989 tarihli  Hürriyet gazetesinin ilk sayfası

Özellikle ABD başta olmak üzere dünyanın bütün bölgelerinde binlerce uçan daire karşılaşması rapor edilmiş ve konu üzerine birçok yayın ve spekülasyon yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir.

Havacılıkta yaşanan paranormal olaylardan birisi de kazalarda hayatını kaybeden uçuş personelinin hayaletlerinin görülmesidir. Buna en güzel örnek Amerikan Eastern Havayollarının 401 nolu uçuşudur. 401 nolu uçuşta bir takım mekanik arızalar ve insan hatalarından dolayı, L-1011 Tristar tipi uçak 29 Aralık 1972 de düşer..Tüm mürettebat ve yolcular hayatını kaybeder. Uçağın kaptanı Robert Loft’dur. Eastern Havayolları kaza mahallinde sağlam olarak bulduğu parçaları diğer uçaklarda kullanır. Bundan sonra özellikle kabin ekibi Kaptanı Robert Loft’u sık sık yolcular arasında, galley de ve bazen kokpitte görürler. Bu konuda şikayetler artınca Eastern Havayolları kullandığı bütün parçaları sökerek olaya çözüm bulur. Garip ama yaşanmış bir olay!

Havaalanları ile ilgili hayalet hikayeleri de epey çoktur. Buna örnek olarak Singapur Changi havalimanını verelim. Özellikle terminal 3 de çalışanlar tarafından ortalılıkta kimse yokken, çığlık sesleri, kendiliğinden açılıp kapanan kapılar gibi birçok paranormal olay rapor edilmiştir. Bunu havalimanının ikinci dünya savaşı sırasında Japon’ların kurduğu bir esir kampının üzerine inşa edilmesine bağlarlar.

SEVGİYLE KALIN!

Yazarın Diğer Yazıları

Kenya’da Cessna 172 düştü: 2 ölü

Kenya'nın Kajiado bölgesindeki Kipeto yakınlarında Cessna…

Husiler Riyad Havalimanı’nı vurdu

Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a füze…

Çin Ay’dan getirdiği örnekleri BM’ye sundu

Çin, Chang'e-6 göreviyle Ay'ın Dünya'dan görünmeyen uzak…

Emirates Bağdat uçuşlarına yeniden başlıyor

Emirates, savaşın başlamasının ardından ara verdiği Dubai-Bağdat…

Aeroflot’tan 90 adet MC-21-300 siparişi

Aeroflot, Rusya'nın United Aircraft Corporation (UAC) şirketiyle…

Lüksemburg’da uçuşlara İHA engeli

Lüksemburg Havalimanı’nda uçuşlar, gece saatlerinde “izinsiz”…

THY’ye Skytrax’ten 3 en iyi ödülü  

Türk Hava Yolları, 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri’nde…

Almanya'da askeri üs yakınında İHA parçaları bulundu

Almanya'nın Hannover yakınlarındaki Wunstorf Askeri Hava Üssü…

Malaysia B787 siparişine hazırlanıyor

Malaysia Airlines, kiralık olarak kullandığı Airbus A350'lerin…